16 Mart 2009 Pazartesi

METIN HALIYLE SON YURDUM INSANI PROFILLERI (Itiraflar)

METIN HALIYLE SON YURDUM INSANI PROFILLERI (Itiraflar)..

Ablam evlenmeden once saatlerce odamiza kapanir, sigara ve kahve ikilisi esliginde sirlarimizi dokerdik. Boyle anlardan birinde, kisik sesle "Muzik acalim mi? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir." dedim. Yan odadan gelen ve hala hatirladigimizda bizi kahkahalara bogan ses: "Ne dinleyecem sizi beee!"


YANLIS TELEFON
İse giderken cep telefonumu evde unutmusum, ama televizyon kumandasini almayi ihmal etmemisim.


COCUKLAR KIMDEN?
Annemle babam tartisiyor. Tartisma esnasinda annemin kafasi o kadar cok karisiyor ki, kendisini aldatmakla sucladigi babama "O cocuklar benden mi??" diyor! Zaten tartisma o anda bitiyor, gulmekten tabii.


DOGALGAZ
Dogalgaz baglantisi icin bahcemizi kazan sevgili amele kardesler, kendi evimin onunde bana laf atarsaniz babam da size "O borulari g.tunuze doserim, gazin en dogaliyla isiniriz!" der tabii ki.


NUR TOPU
İsyerinde kupe takan erkek arkadasimiza babasindan yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oglum vardi; nuru gitti, topu kaldi!"


DUZ MANTIK
Eger bir sokakta yuruyorsaniz ve caminda ''Bu ev kiraliktir'' yazili bir evin yanindan gecip birkac adim sonra onune geldiginiz bir baska evin caminda ''Bu da'' yazisini gorurseniz bilin ki Trabzon'dasiniz.


TOPLAMDA
Gecen gece nobetteyken acile 3 yasinda, para yutmus bir hasta geliyor. Babasina ne kadar yuttugunu soruyoruz; "1 YTL" diyor. Yapilan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kurus ve iki adet 25 Kurus tespit ediyoruz. Baba bir sekilde hakli oldugu icin sadece aramizda guluserek konuyu kapatiyoruz.


HELALLIK
Tatile giden, hayat dolu yasli teyzemiz guya helallesiyor. "Hadi cocugum, hakkinizi helal edin, hayat bu; siz olursunuz ben goremem, veya siz kor olursunuz beni goremezsiniz..."


KOPUK KOPUK
8 yasimdaki yegenim "Dayi nasil oluyor da renkli sabundan beyaz kopuk cikiyor?" diye sordu. "Dur bir dusuneyim." dedim, hala dusunuyorum...


ARABA SEVDASI
Annem arabasini torpidosu icin dantel orecek kadar cok seviyor. Gecenlerde arabayi carpmis ve fari kirilmis. Babamin anlattigina gore trafik polisinin onunde "Yavrumun gozu ciktiiiii!" diye agladigi icin polisler heyecanlanip ambulans cagirmislar.


HEVESLI
Kardesime araba kullanmayi ogretiyorum. Cok hevesli... Bana; "Abi cok kolay yaa, ayni bilgisayar oyunu gibi!" diyor. Cevabim; "Hiii... Ama tek canin var..."


POTANSIYEL MUSTERI
Kirmizi isikta durdugum anda yanimdan iki motosikletli isik hizinda ve tek tekerlek uzerinde gecti. Ben agzim acik olayi izlerken yanima yanasan 112 ambulansindan doktor cami acti ve bana: ''Gordun mu bizim musterileri... Hey masallah!'' dedi.


KOMSULUK ILISKILERIMIZ
Duvarlar kagit gibi ve yan evde olan biten aynen duyuluyor. Dustayim, yan taraf kendinden gecmis sarsiliyor! Nefes sesleri, iniltiler vs. dayanamayip bagiriyorum "Hoopp aile var aileee..." Cevap gecikmiyor. "Ailecek mi giriyorsunuz banyoya?"


UN MERAKI
Komsumuzun kizi ilk firinciya kacti. Geri geldi, 5 ay sonra un fabrikasinin sahibine kacti. Bunlara annesinin yorumu; "Ben bu gizi una doyaramadim!"


SUTUN FAYDALARI
Sabah erken okula gidecek oglumu uyandirmadan once, kalkar kalkmaz icsin diye hazirladigim sutun bardak ebadini o kadar abartmisim ki, henuz uyanmaya calisan, tek gozu acik oglumdan gelen cumle: "İnegin kendisini getirseydin bari."


EMNIYET KEMERI
Nisantasi-Kadikoy dolmusu icin bekliyoruz. Bir taksi geliyor dolmus yerine. On koltuga oturan kadin her normal insan gibi emniyet kemerini takiyor. Ancak sofor amcamiz emniyet kemerinin iyice ortaya cikardigi dekolteye bakmaktan yola bakamadigi icin bir muddet dusunuyor ve icini cekerek kadina sesleniyor. "Abla, cikar emniyet kemerini, boylesi daha emniyetli hepimiz icin."


KALDIRMA KUVVETI
Kizdirmak icin anneme "Goguslerin sarkmis" diyen babama annemin cevabi gecikmedi: "Benim sarkan goguslerimi kaldirmak icin ozel sutyenler var ama senin sarkip da kaldiramadigin yerin icin henuz bir don icat edilmedi!" Kusura bakma babacigim ama hak ettin.


ARABAM CALINDI
2 gece once arabasini otoparkta unutup eve dolmusla donen ve sabah "Arabam calindi!" diye ortaligi kasip kavuran salak benim.


KAYIP ARANIYOR
Cok sevdigimiz dedemi kalp krizi sonucu kaybettik. Sevilen bir esnaf olmasi sebebiyle cenazesine oldukca buyuk bir kalabalik katildi. Biz taziyeleri kabul ederken uzun suredir gormedigim bir arkadasim beni gordu ve geldi. "Bu kalabalik da ne boyle?" diye sorunca gayet normal bir sekilde "Dedemi kaybettik." dedim. Cevabi beni o an bile krize sokmaya yetti: ''Bu kadar insan hala bulamadiniz mi?''


GIYIM KUSAM
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabisi ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmussun!"


CADALOZ KAYNANA
İs arkadasimin dugunundeyiz. Nikah kiyiliyor, imzalar atiliyor, gelin ve damadi tebrik etmek icin ayaga kalkildiginda elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber "Aaaa!" diye tepki gosterirken, arkadasimin annesi oldukca yuksek sesle dusuncesini dile getiriyor. "Oglumun daha ilk dakikadan hayati karardi."


DIREKSIYON EGITIMI
Sene 1993. Sevgilime (su an karim olur kendileri) araba kullanmayi ogretiyorum. İzmir'in o zamanki halini bilenler bilir. Uckuyular-Narlidere yolu simdiki gibi degil. Sakin... Stres olmasin, panik yapmasin diye cok karismamaya calisiyorum. Ayrica cok sakin bir ses tonuyla konusuyorum. Direge 3 santim farkla geciyor benim guzel sevgilim. "Direge cok yakin gectin hayatim." diyorum. Cevap "Hangi direge?"


TERAVIH NAMAZI
Teravih namazina gidilir. Kadinlar caminin 2. katinda kilmaktadirlar. Tam kaptirmisken atmosfere, bir ara secdeye gidildiginde sessizligi 2. kattan bir cocuk sesi bozar. "Anneeee, asagida kocaman kocaman bir suru g.t var!" Sessizlik, kafalar cumleyi cozumleyinceye kadardir. En sonunda imam dahil herkes kopar. Ne namaz kalir, ne abdest...


COCUKTAN AL HABERI
Asker arkadasimin evine aksam cay icmeye gittik. Arkadasin babasi oturdugumuz odanin bir kosesinde namaz kilarken, rukuya egildiginde arkadasin yegeni dedesinin arkasina gecip bas parmagini araya sokup "Duut!" derken mi, yoksa dedesinin basini yana cevirip "Namaz bitsin ben senin bacagina s.cacagim!" derken mi, yoksa namazdan sonra dedesinin elinden kurtulmaya calisan cocuk "Ama babam da anneme yapiyordu dede ya!" derken mi, dudagimi isirmaktan kanattim bilmiyorum.

Ileti icin Sn. Ali TOPAL’a tesekkur ederim.


19 Şubat 2009 Perşembe

YABANCI PARA (Ozellikle Japon Yeni ve Isvicre Frangi) KREDILERINDE UYARLAMA ZORUNLULUGU

YABANCI PARA (Ozellikle Japon Yeni ve Isvicre Frangi) KREDILERINDE UYARLAMA ZORUNLULUGU

Bazi yeni bankalar, buyuk bankalarin USD ve EURO para cinslerindeki guclerini bildiklerinden ve onlarla rekabet edebilme guclerinin sinirli oldugunu bildiklerinden, piyasada pazar payi elde edebilmek icin Japon Yeni ve CHF 'ye yonelmislerdir. Bu da doviz cinslerini bilmeyen tuketicilerin yaniltilmasina yol acmis; tuketiciler karsilastirilabilir olmaktan uzaklasmislardir. Bu bankalar, Japon Yeni veya İsvicre Frangi borclanarak kredi vermemislerdir. Ellerindeki USD mevcutlari bulundugundan dolayi bu doviz pozisyona karsi Japon Yeni karsiligi TL olarak kredi vermislerdir. Yani hicbir tuketici tarafindan bankadan Japon Yeni ya da İsvicre Frangi alinarak saticiya odeme yapilmamistir.

Kuresel krizin ulkemizi etkiledigi Eylul 2008 ayina kadar kredi taksitlerini zorlanmadan muntazaman odeyen tuketiciler, kriz nedeniyle % 40a yaklasan develuasyon ile taksitlerini % 40 artis ile odemeye baslamislardir. Aylik taksitteki kur farkindan dolayi ortaya cikan bu artis haricinde, tuketiciler, banka ile sozlesme yapilirken banka tarafindan soylenmeyen ilave KKDF ve BSMV vergileri ile daha da zor durumda kalmislardir. Kredi veren banka tarafindan ‘Dovize endeksli kredilerde kullanilan tarihteki kur ile taksit odeme tarihindeki kur arasinda meydana gelen kur artisi nedeniyle ortaya cikan farklar faiz olarak kabul edildiginden uzerinden fon ve vergi kesintisine tabi tutularak krediyi kullanandan tahsil edilmektedir.’ Aciklamasiyla, tuketiciler, ilave paralar odemek zorunda kalmislardir.

Elbette bu kredilerin bir maliyeti ya da maliyet kuru vardir. Soz konusu kurun uzerinden tuketicilerin aleyhine olmamak uzere bir miktar fazlasina konu talepler TL krediye donusturulerek makul bir orandan devam ettirilebilir. Ocak 2008 tarihinde 1,04 TL uzerinden kredi kullanilmissa, bu tutar 1,15 ya da 1,20 TL.yi asmamalidir. Yani Ocak 2008'de 1.04'den kredi kullanilmis ise kurun halihazirdaki seyrettigi tutara yakin bir tutar olan 1.82 TL kurdan TL'ye donusturulmemelidir. Bu kredilerde diger maliyetler KKDF ve BSMV'dir ve bu konu ile ilgili daha yeni 14.01.2009'da uygulama yonetmeligi cikmistir. Sadece bu kredilere mahsus olarak KKDF ve BSMV vergilerinin kaldirilmasi yonunde yasal duzenlemeler Maliye Bakanligi tarafindan bu konudaki yasalara aykiri degilse yapilabilir. Bu mumkun olmadigi takdirde kanun marifetiyle de gerceklestirilebilir.

2001 yilindaki krizden sonra, bu yondeki kanunlarin tuketici lehine olmamasindan dolayi, olusan mevcut Yargitay uygulamalari da tuketici aleyhine olmustur. Tuketicilerin magduriyetin giderilmesi gerekmektedir. Dovizle –ki ozellikle Japon Yeni ve İsvicre Frangi ile– Kredi almis bulunan tuketiciler, krizin patlak verdigi eylul 2008 ayindan bu yana dayanma noktalarinin sonuna gelmis durumdadirlar. Temerrude dusmeleri an meselesidir. Tuketicilerin acmis bulunduklari yeni uyarlama davalari Tuketici Mahkemelerince lehlerine sonuclansa da Yargitay ‘in 2001 krizinden sonraki tuketici aleyhine yerlesmis ictihatlarinin degisip degismeyecegi belirsizdir. Bu konuda yasal duzenlemelerin ivedilikle yapilmasi zaruridir.

Kredi sozlesmesi duzenlenirken, banka ya da kredi veren baska kuruluslarca sozlesmenin yalnizca olumlu taraflari one cikarilmistir. 4077 Sayili Tuketicinin Korunmasi Hakkindaki Kanun ve ilgili diger mevzuat hukumleriyle birlikte ayrica 1985 tarihinde evrensel kabul gormus, Turkiye’nin tarafi da oldugu Evrensel Tuketici Haklari Beyannamesinde yer bulan tuketicilerin bilgilendirilme hakki, kredi veren tarafindan 5411 sayili yasaya aykiri (75. madde - Bankalarin Etik İlkeleri, 76. madde - Musteri Haklari ve Tuketicinin Bilgilendirilmesi Hakki) fiili neticesinde ihlal edilerek; maddi ve manevi zararlar ortaya cikmistir. Finans bilincinden yoksun tuketicilere riskler ve ekonomik kriz gibi ongorulemeyen hallerde olusan degisen kosullar hususunda kredi veren kurulus tarafindan uyarilar yapilmamistir. Tuketiciler, artan kur ve faizlerle asiri borclanarak kredi taksitlerini odemekte ciddi sikintilara (asiri ifa guclugu) dusmuslerdir. Sozlesmedeki edimler dengesinin cikan olaganustu haller dolayisiyla tuketici aleyhine bozulmasi sebepleri ile mevcut kredi sozlesmelerinin uyarlanmasi ve tuketiciler tarafindan odenmis bulunan KKDF ve BSMV vergilerinin iptali ve tuketicilere iadesi icin yasal duzenlemelerin ivedilikle yapilmasi zorunlulugu dogmustur.

ALi RIZA ATAER

BIR INCI HIKAYESI – O Haddini Bilmez..

BIR INCI HIKAYESI – O Haddini Bilmez..

Ileti icin Sn. M. Balci ‘ya tesekkur ederim.

BIR INCI HIKAYESI – O Haddini Bilmez..

Ingiltere Kralicesine dev bir inci hediye edilmis. Kralice taca takilmayacak kadar buyuk bu incinin delinerek, tahtin arkasina asilmasini istemis. Ancak Ingiltere'de ki butun kuyumcular "Kusura bakmayin, dunyada tek olan bu inciyi delerken kirip sebebi olmak istemeyiz." gerekcesi ile inciyi kirmaya yanasmamislar. İnci Fransa basta olmak uzere pek cok ulkenin kuyumcularina goturulmus ama hepsi de ayni gerekceyi ileri surup inciyi delmeye yanasmiyorlarmis. Neden sonra bir deniz subayi İstanbul'da kapalicarsida bu isi yapabilecek nitelikte ustalarin olduğunu soylemis. Bir heyet hazirlanmis doğruca Sultanin yanina. Sultan bir tercuman vermis heyetin yanina ve Kapalicarsi'ya gondermis. Tercuman, carsida kohne bir dukkana sokmus heyeti. İceride ak sacli ustaya durum anlatilmis. Ne careki usta diğer meslektaslarinin soylediğinin aynisini soyleyince.. Heyet hep birlikte sizlanmaya baslanmis."Kralice bizi mahvedecek." diye. Usta heyetin caresizliğine acimis."Bakin efendiler, demis. Sorumluluk kabul etmem ama bende bir cirak var, belki bu isi o yapabilir. Ama diyorum ya sorumluluk kabul etmem." Heyettekiler caresiz,"olur" demis. Usta seslenmis:


- Oğlum Veli, hele bir bak hele...

Arka taraftaki perde aralanmis. Elinde bir matkapla 12-13 yasinda bir cocuk cikmis.

Usta:

- Oğlum, demis, hele su inciyi bir del.

Bu sozu duyan Veli hic dusunmeden elindeki matkabi inciye daldirmis. Inci tam ortasindan delinmis. Heyet sevinc icinde ustaya donmusler:

- Ya usta bu nasil is, dunyanin en unlu kuyumcularini yapamadiği bu isi bu cocuk nasil yapar?

Usta bir heyete bakmis, bir de Veli'ye ve soruyu cevaplamis:

- O haddini bilmez.

Av. M. BALCI


ELBISELERINIZDEKI ZEHRE NE KADAR DUYARLISINIZ?

ELBISELERINIZDEKI ZEHRE NE KADAR DUYARLISINIZ?

Ileti icin Sn. Ahmet TOSUN’a Tesekkur Ederim.

Kimden: Ahmet TOSUN

Tarih: 18 Subat 2009 Carsamba 20:34

Konu: Elbiselerinizdeki zehre ne kadar duyarlisiniz?

Kime:

ELBISELERINIZDEKI ZEHRE NE KADAR DUYARLISINIZ?

Son yillarda gunluk hayatimizin bir parcasi haline gelen "ekolojik" kavramini en fazla tarim ve gida urunleri icin kullaniyoruz. Bedenimizin ihtiyaclarini goren, sagligimizla birebir ilgili gidalarin ekolojik olanini elde etmek icin kimimiz pazar pazar dolasiyor, kimimiz ekmegini dahi evinde yapiyor.

Peki bir anlamda ikinci cildimiz olan kiyafetlerimiz ne kadar saglikli ve ekolojik hic dusunduk mu? Sindirim ve solunum yoluyla kiyafetlerin uzerindeki boya artiklarinin, kimyasallarin cildimizi ve sagligimizi, ozellikle de cocuklari olumsuz etkileyebilecegi hic aklimiza geldi mi? Bundan 15-20 yil oncesine kadar gida ve tarim urunlerine dair "ekolojik" kavrami toplumun gundeminde hic yokken artan urun cesitliligi ve bugun gelinen nokta yakin zamanda ekolojik tekstilin de gunluk hayatimizin bir parcasi haline gelecegi konusunda umut verici.

Ekolojik tekstil hammaddeden mamul haline gelinceye kadar tum asamalarda cevre gozetilerek uretilmis ve kullanim sirasinda insan sagligina zarar vermeyen ve kullanim sonrasi geri donusturulebilen urun demektir. Kiyafetlerimizin (kazak, pantolon, etek, ic giyim vs..), ev tekstillerinin (hali, carsaf, perde, dosemelik kumaslar vs..) gunluk hayatimizda ic ice oldugumuz tum tekstil urunlerinin ana maddesi elyaftir. En sik tercih edilen ise hava gecirmesi, nem ve ter tutmasi sebebiyle pamuktur. Pamuk uretim esnasinda bir dizi kimyasallara maruz kalir. Zirai tarim ilaclari, beyazlaticilar, kukurt iceren boyarmaddelerin baslicalarini olusturdugu bu kimyasallar kanserojen olabilir, deriye temasla insan sagligina zarar verir. Ekolojik olarak uretilmeyen pamugun uzmanlar tarafindan tekstilin nikotini olarak degerlendirildigini dusunursek konunun onemi daha iyi anlasilmaktadir.

Tuketici olarak ne yapabiliriz?

Renk ne kadar koyuysa o kadar cok boyarmadde kullanilmis demektir. Kimyasal kokan koyu renkli urunlerden kacinilmali. Alindiginda mutlaka yikanmalidir.

İslandiginda renk veren, boyasi akan koyu renkli elbiselerin cilde temasi tehlikelidir.

Boyalarin yuzde 70'inin kukurt icerdigi ve tezgahlari Cin mallarinin doldurdugunu dusunursek cocuk kiyafetlerinde renk ve koku konusunda ne kadar dikkatli olmamiz gerektigi sonucu ortaya cikmaktadir.

Organik pamuklu urunleri tercih ediniz.

Organik olarak uretilen pamuk, zirai tarim ilaclarina getirilen sinirlama nedeniyle hem cevreye hem de insan sagligina zarar vermemektedir.

Organik pamuktan uretilen kiyafetlerdeki tek sikinti renk alternatifinin cok olmayisidir. Kiyafet alisverislerimizde yuzde 75 etkili oldugu saptanan renkler ekolojik urunlerde cok parlak ve albenili olamamaktadir.

Ulkemizde tuketiciler tarafindan en fazla bilinen ekolojik tekstil etiketi bir Alman standardi olan "Oko Tex"tir. Bu standart satin alinan urunun zehirli kimyasallar icermedigi veya bu kimyasallarin belirlenen sinirlari asmadiginin bir sigortasi hukmundedir.

HAVA YASTIGI..





17 Şubat 2009 Salı

MANSETLERLE ERMENI TEDHISCILIGI..



c.06.06.1977_sehit_Vatikan_Elci_Taha_CARIM


d.03.06.1978_Madrid_Suikast_sehit_Emekli_Elci_Besir_BALCIOGLU


e.23.12.1979_sehit_Paris_Turizm_Musaviri_COLPAN


f.07.02.1980_Bern_Suikast


g.01.08.1980_sehit_Atina_Diplomat_Galip_OZMEN


h.06.08.1980_Lyon_Konsoloslugu_Baskini


i.27.09.1980_Paris_Buyukelciligi_Basin_Musavirine_Silahli_Saldiri