21 Temmuz 2008 Pazartesi

PROTOKOL KURSU NOTLARI (21.07.2008'de Grupta Yayimlandi)


Protokolde koyu renk takim elbiselerdir. Lacivert ve siyah tonlari. (Kahverengi arazi rengidir. Resmiyeti azaltir.) 3 dugmeli cekette, alttaki dugmenin acik birakilmasi daha uygun olur. Gomlek beyaz olmalidir. Acik mavi tonlari de olabilir. Gomlek tek renk ise kravat cizgili olabilir. Gomlek cizgili ise tek renk kravat takilmalidir. Takim elbiseyle ince cerceveli, spor kiyafetlerle kalin cerceveli gunes gozlugu kullanilmalidir. Mansetli gomlekler ozellikle yemeksiz toplantilarda daha iyidir. Kravatin boyu, kemer tokasini kapatacak sekilde olmalidir. Ayakkabi siyah ve bagcikli olmalidir. Ucunun sivri olmasi zarafeti arttirir. İcinin ve disinin deri olmasi faydalidir. Corap siyah renklidir. Ayakkabi, canta ve kemer ayni renkte olmalidir. Saat kordonunda ayni olmasi iyi olur. Davetiyenin altina kiyafet konusu yazilabilir. Sus mendilinde renk sinirlamasi yoktur.
Erkek daima yardimci pozisyonundadir. Ast-ust iliskisinin oldugu yerde bayan-erkek ayirimi olmaz. Ast-ustluk gecerli olur. Asansorden iniste kapiya yakin olan once cikar. Kural budur. Merdivenden cikarken once bayan cikar, inerken ise erkek onde olmalidir. Ust, Konuk ve Hanim daima sagdadir. Uniformali iken hanim solda yurumelidir. Gelin solda, Damat sagda olmalidir. Yemekten kalkma teklifi once bayandan gelmelidir. Siparisler erkek tarafindan verilmelidir. Kadini; giyimi, evi ve yemegi temsil eder. Erkegi; arabasi, ayakkabisi ve esi temsil eder denir. Tanistirilan kisilerin ozellikleri soylenmelidir. Once elini ust uzatir, sonra ast uzatir. Bir bayan elini uzatmadikca erkek elini uzatmamali. Hanimlar elini uzatmak zorunda degildir, basi ile selam verebilir. İsmini unuttugumuz insana soyadini sorarsak ismini de soyler. Dugunde bayanlar tamamen beyaz giyinmemeli. (Beyazi sadece gelin giyer)

15 Temmuz 2008 Salı

ALi 'NiN CiLESi.. (15.07.2008'de Grupta Yayimlandi)

ALi 'NiN CiLESi..

- Ali gel.
- Geldim Oya buyur.

- Ali ata bak.
- Oya ata baktım.

- Ali topu tut.
- Oya topu tuttum.

- Ali okul açıldı.
- Oya okul ne güzel!

- Ali okula koş
- Oya okula koştum.

- Ali bayrak as.
- Oya bayrak astım.

- Ali ılık süt iç.
- Oya ılık süt içtim.

- Ali su getir.
- Al Oya bu su.

- Ali çay demle.
- Peki Oya pekiii.

- Ali çamaşırları as.
- Hıhııı Oya hıhıııı

- Ali iki yumurta kır.
- Tabii Oya tabiiiiiiii

- Ali camları sil.
- Ooolduuuu Oya olduuuuuuuuu

- Ali bakkala git, kısa samsun al
- Yuhhhhhhhh Oya yuhhhhhhhhh.

- Ali bana diklenme.
- Oya çeneni kapa.

- Ali bir dediğimi iki etme
- Oya az ye de bir hizmetçi tut.

- Ali canımı sıkma.
- Oya ayağını denk al.

- Ali beni tehdit etme.
- Oya canıma yettirme.

- Ali fişine itaat et.
- Oya beni oraya getirtme.

- Ali fişten kovuldun.
- Sen kovmadın ben istifa ettim beleşçi Oya...
yıllardır ne bu senden çektiğim çilem be.
Ali koş, Ali düş, Ali amuda kalk....
eeeeeeeeeehhhhhhh yetti canıma artık.

- Ali kısa kes.
- Yok canım öyle kısa cümleler yok.
Çoluk çocuk okuma yazma öğrenecek diye anam ağladı beeeeeee


BAZI EVLILIK GELENEKLERI (15.07.2008'de Grupta Yayimlandi)

BAZI EVLILIK GELENEKLERI

CIN
Damadin ailesi astroloji uzmanina basvurarak evlenmeyi dusunen cift hakkinda yorum ister. Eger astroloji uzmaninin hazirladigi horoskopu damadin ailesi uygun bulursa, cocuklarinin dogum saatini ve tarihini kizin ailesine gondererek, ayni islemi onlarin da yapmasini ister. Gelinin ailesine verilecek hediyeler arasinda 'cay' onemli bir yer tutar. Dugunden once damat evlilik yatagini hazirlar ve uzerine portakal, fistik ve cesitli meyvelerden koyar. Ailenin kucuk cocuklari yatagin uzerine oturtulur ve meyvelerle oynamalarina izin verilir. Yatagin uzerinde ne kadar cok cocuk olursa o kadar cok dogurganligi sembolize eder. Gelin dugunde kirmizi ayakkabi giyer ve kirmizi duvak ortunur. Nedimelik yapan bayanlar gelinin horoskopuyla uyumlu dogum yilina sahip kisilerden secilir. Ayrica Ay takviminin 7. ayinin son 15 gununde evlenmenin ugursuz olduguna inanilir; cunku o donemde cehennemin kapisinin acilip kayip ruhlarin serbest kaldigina inanirlar.
HINDISTAN
Damat gelinin kiyafetinden sorumludur. Gelin; bildigimiz beyaz gelinlik yerine, "sari" denilen ozel bir giysi giyer. Torene gelirken gelinin uzerinde gundelik kiyafetler vardir, daha sonra kocasinin kendisine sundugu kiyafeti giyer.
ISRAIL
Musevilere gore dugunlerde ici cam parcalariyla dolu bir beze basmak Kudus'teki kutsal tapinagin yokolusunu sembolize ettiginden yerlesmis bir gelenek halini almistir. Torende cam kirmakta hayattaki mutlulugu ve uzuntuyu sembolize ediyor.
KORE
Kore'de evlilik geleneklerinde ordek ve kaz onemli bir yer tutmaktadir. Eskiden, damatlar arkalarinda kaz tasiyarak beyaz bir atin ustunde gelinin evine giderlerdi. Gunumuzde ise sembolik olarak tahta kaz kullanilmaktadir. Bir baska gelenege gore de dugunden sonra, bir cift tahta ordek yeni ciftin evine yerlestirilir, eger ordekler karsilikli konursa cift iyi geciniyor, ters konursa ciftin kavga ettikleri anlamina gelir.
ISKOCYA
Gelin dugunden bir gece once aile buyuklerinin ortasina oturur ve onlara ayaklarini yikatir. Bu gelenek ciftin mutluluk yolunda yurumelerini sembolize eder. Dugunde ise gelin iki ayakkabisina da bozuk para koyar.
VIKINGLER
Vikingler zamaninda evlilikler acik arttirma seklinde yapiliyordu. Damat adayi gelin adayi icin kizin babasina fiyat teklif eder ve bu fiyat uzerinden pazarlik yapilirdi. Belirlenen para miktari ceyiz icin kullanilirdi. Ayrica gelinin sag ayagina babasi gumus, sol ayagina da annesi altin takardi ve bu gelenek ciftin hayatlari boyunca altin ve gumus sikintisi cekmemeleri dilegini temsil ederdi.
BOSNA HERSEK
Ulkenin bazi bolgelerinde evlenme cagina gelmis gelin adayini isteyen damat adayi kiz evine yemege davet edilmekte ve ailenin buyukleri ile soz konusu evlilik hakkinda tartismaktadir. Kizin aile buyukleri damat adayi hakkinda bir karara vardiktan sonra kahve ikramina gecilir. Kahve sekerli ise damat adayi evlilik icin uygun gorulmustur, ancak kahve sade ise damat adayi reddedilmis demektir.
PAKISTAN
Ulkenin bazi bolgelerinde damat adayi kizin aile buyukleri tarafindan sinavdan gecirilir. Bu sinav, aile buyuklerinin damat adayina akla gelebilecek tum hakaret ve kufurleri etmeleri, damat adayinin ise tum bunlara katlanabilecek kadar sogukkanli olmasina dayanmaktadir. Sinavdan basariyla gecen genc evlilik iznini almis olur.



INSANIMIZIN GARiP HUYLARI.. (15.07.2008'de Grupta Yayimlandi)

INSANIMIZIN GARiP HUYLARI..

1. Kağıt mendili kumaş mendil gibi günlerce buruşuk şekilde cebinde taşır.
2. Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koyar.
3. Serçe parmağını kulağına sokup iyice sallayarak karıştırır.
4. Ancak bizden biri gazete bulmacasını hep başkalarına sora sora çözebilme becerisini gösterip , kendisi çözdü diye sevindirik olabilir.

5 . Sakal traşı olduktan sonra kanayan yerlerine küçük kağıtlar yapıştırır.
..
8. Soba borusu aktığında yoğurt kaplarını telle soba borusuna bağlar.
9. Nezle olunca tuvalet kağıdını uzun bir şerit yaparak kullanir.
10. Diş fırçasıyla dişini fırçalamayıp da saçını boyamak için kullanan birini görürseniz , o saçını seven bakımlı insanlarımızdan biridir..
11. Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.

12. Sahilde mayosunu kabinde giymek yerine arkadaşlarına havlu tutturarak giymeye çalışıp bir de arkadaşlarına "bakmayin lan" diye çıkısır.
13. Çorabının kirlenip kirlenmediğini burnuna götürerek kısa süreli koklayarak anlayan kişi temizliğine düşkün insanlarımızdan biridir.
14. Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilir ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler.
15. Bir dükkana girip , onun bunun fiyatinı sorduktan sonra "abi araba beş dakka dursun, ben hemen gelicem" deyip, 2 saat sonra gelir.
16. Cebinden çıkardıgı paraların içinde en eskisini özenle arayıp bulduktan sonra para üstü verir.
17. Trafikte ambulansın peşine takılarak sıkışıklıktan kurtulup ,uyanıklık yaptığinı zanneder.
18. Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder ve ya elden ele dolaşacagını bildiğinden komik yazilar yazar. ( Paranın ön yüzüne tehlike anında arkayı çeviriniz
yazıp anında çevirince de şimdi değil salak tehlike anında yazanlardan bahsediyoruz .)
19. Çocuğu yanlışlıkla elini kestiği veya düştüğü için agladığında elini kesti veya düştü diye çocuğunu döver.
20. Taksi tuttuğunda taksicinin yanına oturur .Eğer üç dört kişi taksi tutuyorsa , taksi parasını veren kişi ön koltuğa oturur.
21. Kürdanla dişini karıştırıp önce çıkarıp bakar , sonra tekrar ağzına koyar.
22. Ütü fişi , teyp fişi veya televiyon fişi kablosunun bakır teli dışarı çıkmış ise çocukları elektrik çarpmasın diye bakir teli selobantla yapıstırır.
23. Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanın elindeyse ve o ne izlerse diğerleri de onu izlemek zorunda kalır.
24. Çantasının içinde yeni tanıştığı birisine bile çekinmeden göstermek üzere en güzel fotoğraflarını ve aile albümünü taşıyan birisini görürseniz hemen boynuna sarılmayın yoksa çantayı kafanıza yiyebilirsiniz , çünkü o kişi bizden bir bayandır.
25. Bizim esnafımız, müşterisinden aldığı parayı önce iki ucundan tutup iki defa gerginleştirir daha sonra da güneşe veya ışığa doğru tutup bakarak sahte olup olmadığını anlar.
26. Evin bir odasının ampulü patladığı zaman yenisini almayıp da fazla kullanmadıgı bir odanın ampulünü onun yerine takar.
27. Evinde bulunan saksıların dibini kültablası olarak kullanır.
28. Dişlerini gazoz açacağı , fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.
29. İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bizden başkası olamaz. (Şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim, helal olsun)

30. Aracın sinyal lâmbaları dururken kolunu çıkararak "dönüyorum" hareketi yapar.
31. Yemeğin etini en sona birakir.
32. Dingildeyen bir masanın ayağına kağıt sıkıştırma fikri bizden birinindir.
33. Dişlerinin arasından "viij viij" diye ses çıkarır.
34. Tv'de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya gitme öldürecekler seni) bizden baskası olamaz.
35. Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti de bizden birine aittir.
36. Gazete kağıdını en iyi şekilde kullanır.(Cam silme bezi, külah, mendil, sofra bezi )
37. Plastik yoğurt kabını saksı yapar.
38. Arabasının arkasına yazı yazar .(Rahmetli de sollardı, tek rakibim THY, kroyum ama para bende)
39. Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildigi halde el sallar.
40. Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende yapıştıran bizden bir başkası değildir.
41. Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranır.
42. Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanır.
43. Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp,çarpılmış arabasına üzülür.
44. Tüp kaçırıyor mu, kaçırmıyor mu diye kibrit yakıp kontrol eder.
45. Otoyolda, otomobilin gaz pedalına tuğla koyup, yorulmadan kullanma fikri bizden birine aittir..
46-Yeni aldığı bir elektronik aletin etiketini çıkarmadan kullanır ( cep tel şeffaf bantla,otoyu kalite kontrol etiketiyle vs.)


vb...
M.Yaşar GİZDEM

Düşün.. (15.07.2008'de Grupta Yayimlandi)




8 Temmuz 2008 Salı

Resimlerde Cocuklar - 2 (08.07.2008'de Grupta Yayimlandi)



FOTON KUSAGI (08.07.2008'de Grupta Yayimlandi)

Date: Sun, 6 Jul 2008 18:42:26 +0300
From: Esin Goldeli
Subject: FOTON KUSAGI

Foton Kuşağı Nedir?

Yüksek enerjili fotonlardan oluşan büyük bir kuşak. 2012 yılında güneş sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kuşağa girdiğinde dünyamızın ozon deliği onarılacak ve tüm yaşam 3. boyuttan 5. boyuta geçecek. İnsanların 2 sarmallı DNA'ları ikişerli olarak biraraya gelip 12 sarmallı bir DNA'ya sahip olacaklar. Bu olay sırasında tüm insanların chakra'ları açılacak ve duyuları ve algılamaları artacak. Herkes birbirinin düşüncesini okuyabilecek. Bu ilk önce kısa süren bir kaosa neden olacak fakat daha sonra herkes bir düşünce birliği halinde bir araya gelerek, önyargının, yalanın ve kötü düşüncelerin olmadığı bir ortama geçilecek. İnsanlar birbirinin auralarını görebilecekler. 12 sarmallı DNA'ya geçiş sonrası insanlarda hiçbir hastalık kalmayacak, hasta olanlar kendilerini ve birbirlerini iyileştirebilecekler. İnsanlar ölümsüz olacaklar. Ölüm olayı ise fiziksel dünya'da kalmaktan vazgeçip başka bir boyuta geçmeye karar verme şeklinde olacak. Yani, dünya'da geri kalanlar (kalmayı seçenler) ölmeye (başka boyut gitmeye) karar verenlerin ortadan bir anda kaybolduğunu görecekler. Fiziksel dünyamızda kalmayı seçen insanların ışık bedenleri olacak ve bu cennete benzeyen ışıklı dünyada çok güzel vakit geçirecekler. Fiziksel olarak 2000 yıl sürecek olan bu olay sonrasında foton kuşağı güneş sistemimizi terkedecek.
Foton kuşağı ilk kez ingiliz astronom Edmund Halley (1656-1742) yılında Pleiades takımyıldızlarını kuşatan gazımsı bir kuşak olarak gözlendi (Halley kuyruklu yıldızını da keşfeden astronom). Fredrick Wilhelm Bessel ise foton kuşağının dönüş hızını keşfetti (herbir yüzyılda 5.5 derece saniye). Jose Comas Sol Pleiades takımyıldızındaki güneş sistemlerini keşfetti. Paul Otto Hesse foton kuşağının kalınlığını saptadı (2000 ışık yılı). Güneş sistemimiz her 25.860 yılda bir Pleiades çevresinde bir tur dönmektedir. Yani, yaklaşık olarak her 12.500 yılda bir güneş sistemimiz bu foton kuşağının içine girer. Güneş sistemimizin foton kuşağının içindeki yolculuğu 2000 sene kadar sürer. Yani, foton kuşağından çıktıktan sonra tekrar foton kuşağına girmek için 10.500 yıl geçmektedir. Bu devrelerin alt devreleri de vardır ama üst devre 206 milyon yıl sürer.
Kısaca, foton kuşağı dünya'daki tüm yaşam için çok büyük bir faydası olan, yüksek enerjili fotonlardan oluşan devasa bir kemer. Güneş sistemimiz bu kuşağa girdiği zaman tekrar çıkması 2000 sene sürecek. Foton Kuşağı (Manaşik Halka) kendi etrafındaki dönüşünü 25.860 yılda bir tamamlamakta ve güneş sistemimiz her bir 10.500 yılda bir foton kuşağına girmekte. Foton kuşağı torus şeklinde (araba lastiği biçiminde) bir kemer ve bunun kalınlığı (çapı değil, kemerin kalınlığı) 2000 ışık yılı. Önemli bir husus elektrikli hiçbir aygıtın ise foton kuşağına girildikten sonra hiçbir şekilde çalışmaması. 2000 yıl boyunca sürecek olan safhada elektrik enerjisi ile çalışacak araca ihtiyaçta olmayacak zaten. Çünkü süperbilinç halinde olma hali ve foton enerjisi kullanabilecek teknoloji ile elektrik enerjisini kullanmaya ihtiyacımız olmayacak. Foton kuşağı (Photon Belt) konusunda daha detaylı bilgi için Virginia Essene'nin 'Galaktik İnsan' kitabını tavsiye edebiliriz.
KAYNAK: NET'TEN

'Bilgili Bir Aptal, Bilgisiz Bir Aptaldan Daha Aptaldır' (08.07.2008'de Grupta Yayimlandi)

From: Nuriye Ozdincer
Subject: APTALLIK
Date: Mon, 7 Jul 2008 11:01:01 +0000

APTALLIK


'Bilgili bir Aptal, Bilgisiz bir Aptaldan daha aptaldır.'
MOLIERE
Berkeley Üniversitesi ordinaryus profesörüyken, 2000 yılında vefat eden Carlo Cipolla'nın 'İnsan Aptallığının Temel Yasaları' adlı makalesi (Türkçesi Neşeli Öyküler kitabında yayınlanmıştır)
Carlo Cipolla'nın bu önemli kavramı nasıl tanımladığını özetleyelim:
'İnsanlar dörde ayrılır: Saflar, zekiler, haydutlar ve aptallar.'
— Yaptığı eylemden zarar eden, ama bir başkasına da yarar sağlayanlara saflar,
— Yaptığı bir eylemden yarar sağlayan, aynı zamanda bir başkasının da yarar sağlamasına neden olanlara zekiler,
— Yaptığı eylemle kendine yarar sağlayan, başkasına da zarar verenlere haydutlar diyoruz.
— Aptallara gelince: Aptal bir insan, kendisine hiçbir yarar sağlamadan, hatta bazen zarara uğrayarak başka birine zarar veren kişidir.'
Son derece net, değil mi?
Şimdi isterseniz üşenmeyin, elinize bir kağıt alın ve sıfır noktasında kesişen bir X/Y eksenleri grafiği çizin. X ekseni, (+) ucunda kişinin kendi eylemi sonucu sağladığı kazancı, (-) ucunda da kendi eyleminin kendisine verdiği zararı gösterir. Y ekseni ise, kişinin eyleminin başkasına verdiği yararı (+) veya zararı (-) gösterecektir.
Bu durumda, saflar sol üst, zekiler sağ üst, haydutlar sağ alt ve aptallar da sol alt alanda yer alır. (Bu grafikten bol miktarda kopya çıkartmanız ve gündelik kullanım için yanınızda bulundurmanız tavsiye edilir.)
Kısaca özetlersek:
— Toplumda, her zaman bizim tahmin ettiğimizden daha fazla aptallık vardır.
— Aptallık en umulmadık zaman ve yerde, nedensiz, belirli bir plan olması gerekmeksizin karşınıza çıkar.
— Aptal olmayanlar, her zaman aptallığın zarar verme potansiyelini küçümserler.
— Aptallığın çevreye zarar verme özelliği, yapanın toplumsal veya kurumsal hiyerarşi içindeki yerinin yüksekliği ile doğrudan orantılıdır.
— Belirli bir insanın aptalca davranma olasılığı, aynı kişinin herhangi bir başka karakter özelliğinden bağımsızdır.
Ve en önemlisi:
— Aptallık, en tehlikeli insanlık durumudur.
Zira, kusursuz bir haydutun eylemi bile toplumu fakirleştirmez, çünkü en azından biri soyulurken biri de zenginleşmiştir. Kendine çıkar sağlamadan başkalarına zarar vermek ancak aptallık durumuna mahsustur.
Kısacası, aptallık işin içine girince hepimiz yoksullaşır ve huzursuz oluruz.
Albert Einstein'a göre aptallık:
'İki şeyin sonu yoktur. Biri Evren, diğeri insanın aptallığı. Birincisinden o kadar da emin değilim.'
Bana göre aptallığın en açık ifadesi
Değiştiğini ve geliştiğini zannedip, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklenmesidir.
Yılmaz KARAHAN



BASBAGLAR KATLIAMI – 5 TEMMUZ 1993 (08.07.2008'de Grupta Yayimlandi)

BASBAGLAR KATLIAMI – 5 TEMMUZ 1993

15 yıl önce, bir köy silindi haritadan!.. Tam 33 kişi, hunharca katledildi... 300 kadın ve çocuk, dul ve yetim kaldı... Gözlerini kan bürümüş eli kanlı katiller ise bir türlü yakalanamadı... Yanan evlerdeki alevler söndürüldü, ama yürekler hala yanıyor, hala kanıyor!

Teröristler `Sivas `ın intikamını alıyoruz` naralarıyla, bir akşam vakti Başbağlar `ı bastılar... Başbağlar köyünün erkeklerini cami önünde toplayıp, kurşuna dizdiler... Cami dahil, kadınları evlerle birlikte diri diri yaktılar.. Katiller sürüsü kaçtı. Yakalanıp da serbest kalanların bir kısmı Avrupa `ya uçtu... Başbağlar `ın acısı yürek dağlamaya devam ediyor.

BASBAGLAR TURKUSU

Erzincandan haber geldi.

Dediler: "kanlı borasar!"
Gariplere oldu mezar,
Vay yiğidim, vay mazlumum vay!

Oy başbağlar oy başbağlar!
Garip anam başın bağlar.
Bana da diyemez belli.
Yağdı üstüne kurşunlar vay!

Yakılmıştı tüm evleri,
Kan doldurdu dereleri.
Söyle bana kanlı testi
Kim öldürdü bebeleri vay!

Olay idim olay idim
Delikanlı olay idim.
Elde mavzer, dağ başında
Zalimleri bulay idim vay!