6 Nisan 2009 Pazartesi

YASAKLI BITKILER..

YASAKLI BITKILER..

Kimden: Savas ALTINNUR

Konu: ..

Her derde deva diyerek satilan bitkilerin fazla kullanimi sonucunda bizlere mucize etkisi olumle sonuclanabilecek kadar gercekci..’’Her derde deva ‘’ diyerek aldigimiz ve tukettigimiz bitkiler konusunda bilinclenmeliyiz.


‘’ Yeni bir genelge ile genisletmeye hazirlandiklarini bildiren Saglik Bakanligi Ilac Ve Eczacilik Genel Muduru Mahmut Tokac, Tehlikeli bitkilerin aktarda satisinin yasaklandigini bildirdi.

ISTE YASAKLI BITKILER VE NEDENLERI
• Papatyanin bir cinsi kaynatilip icildiginde kisinin zehirlenmesine neden olabiliyor.
• Yer elmasi,kan sekerinin dusmesini sagliyor,ama fazlaca alinirsa kan sekerinin asiri dusmesi sonucu olume sebebiyet verebiliyor.
• Aci kavun,sinuzitte,burun tikanikliginin acilmasinda damla seklinde kullanilir.Fazla kullanimi solunum yollarinda odeme neden olur ve kisi ‘’ bogularak ‘’ olur.
• Ada Sogani, Asiri dozda zehirlenmeye neden olabilir.
• Katran ruhu, Yakici bir sividir.
• Guzel avrat otu, Bitki dogrudan kullanilirsa cok zehirli olabilir.
• Yuksuk otu, ZEHiRLiDiR.
• Balik otu, Fazla kullanimi zehirlenmeye yol aciyor.
• Ebu cehil karpuzu, 2 gramdan fazlasi oldurebilir.

..

Ne yazik ki bu kadar onemli sonuclara neden olabilen urunlerin satildigi aktarlarin denetimi ise ancak gelen sikayetler uzerine gerceklestiriliyor.

..
Doganin bizlere sundugu olaganustu sifali bitkilerin yarar saglamasini istiyorsak,yapmamiz gereken fazlasini tuketmenin yarar degil zararli olacaginin bilincinde olmaktir.

..

.


..

4 Nisan 2009 Cumartesi

Sisede Durdugu Gibi Durmaz!

Sisede Durdugu Gibi Durmaz!
..


Avukatlar Gunu Kutlu Olsun..5 Nisan Avukatlar Gunu Tarihsel Dayanagi..

5 Nisan Avukatlar Gunu Tarihsel Dayanagi

5 NISAN 1958 BARO BASKANLARI IZMIR TOPLANTISI:
3 Ocak 1934 de İzmir’de yapilan “Turkiye Avukatlar Birligi” Toplantisinda; “Turkiye Barolarinin ayni cati altinda toplanmasi dusuncesi” kabul edilmistir.

5 Nisan 1958 tarihinde tum Baro Baskanlari İzmir’de Ticaret Odasi Toplanti Salonunda toplanarak, iki gunluk calisma sonunda Barolar Birliginin kurulus calismalarini gorusmuslerdir. Toplanti sonucunda temenni niteligindedir.

Toplanti Tutanaklari 7 Nisan 1958 Pazartesi tarihli Demokrat İzmir Gazetesinde yayinlanmistir. 5 Nisan Avukatlar Gunu kabul edilmesine iliskin gorusmeler su sekildedir.
Ankara Delegesi Asim Ruacan;
Avukatlar gununun tespiti hakkindaki gorusmeler sonuclanmistir. Ben sahsen 5 Nisanin kabulunu teklif ediyorum.
İzmir Delegesi Enver Arslanalp;
Biz İzmir Barosu olarak 5 Nisani kutladik. Bu artik gelenek haline gelmistir.
Ankara Delegesi Kongre Baskani Mehmet Nomer;
Biz Muhamat Kanununun yururluge girdigi tarihi tetkik ettik. Bu tarih 27 Nisandir. Ancak, 5 Nisani ayri olarak kabulde mahzur yoktur.
İstanbul Delegesi Ahmet Hamdi Sayar;
Bizce de 5 Nisanin kabulunde mahzur yoktur.
Sivas Delegesi Serafettin Solakoglu;
Bu konuyu Barolar Birligi kurulduktan sonra yetkili organ ele alsin, teklifindeyim.
Baskan bu teklifi oya sundu ve ittifakla kabul edildigini bildirdi.
Toplantiyi idare eden Baskan Vekili ve İzmir Delegesi Necdet Oklem;
Gundemdeki konular sona ermistir. Acilista oldugu gibi, kapanisi da bu guzel toplantiyi yapan Ankara Barosu Baskani ve Toplanti Baskanina birakiyorum.
Ankara Barosu Baskani ve Toplanti Baskani Mehmet Nomer;
Bu toplantiya katilan butun arkadaslarima tesekkur ederim. Mesaimiz musmir olsun, Avukatlik Meslegi ilelebet payidar olsun. Hepinizi saygi ile selamliyor ve toplantiya son veriyorum.
Toplanti 18.20 de sona ermis ve is bu tutanak tarafimizdan tanzimle imza olunmustur.
Baskan Mehmet Nomer(Ankara)
Baskan Vekili Necdet Oklem(İzmir)
Yazman Gulser İyigun (Aydin)
Yazman Esref İnceoglu (Diyarbakir)
Alinan kararlar iki baslikta toplanmistir.
a. Turkiye’deki Barolarin Bir Ust Kurulda Toplanmalarina. (Alinan kararda Turkiye Barolar Birligi ismi kullanilmamistir)
b. Her Yil 5 Nisanin Avukatlar Gunu Olarak Kutlanmasina Karar Verilmistir.
Bu olaydan 70 yil once İstanbul Barosu, 5 Nisan 1878 tarihinde ilk Genel Kurulunu yapmis olmasina ragmen, 5 Nisan 1958 toplanan Turkiye Barolari’nin 5 Nisan tarihini secmelerinin ozel bir nedeninin olup olmadigi saptanamamistir.
Daha sonra 06.02.1963 yilinda toplanan İzmir Barosu Yonetim Kurulu, 5 Nisan tarihini Avukatlar gunu olarak kabul edip, kutlama karari almistir.
1136 sayili Avukatlik Yasasinin gecici 10. Maddesine uyarinca Turkiye Barolar Birligi kurulmus, 9 Agustos 1969 tarihinde Ankara da ilk kez Turkiye Barolar Birligi Genel Kurulu yapilmistir.
Turkiye Barolar Birligi Yonetim Kurulu 11.08.1969 tarihindeki ilk toplantisinda;
“Her yil Avukatlar gunu yapilmasina ve bu gunun tespiti icin gerekli incelemeleri yapma gorevinin Avukat Osman Kuntman a verilmesine” karar verilmistir.
Avukat Osman Kuntman, Turkiye Barolar Birligince verilen bu gorevi yerine getirerek 6 Eylul 1969 tarihinde hazirladigi raporunu Turkiye Barolar Birligi Baskanligi’na sunmustur.
Turkiye Barolar Birligi Av. Kuntman dan raporunu acele vermesini istemistir. Sayin Kuntman 10-15 gun gibi kisa bir sure icerisinde bu raporunu Turkiye Barolar Birligi’ne sunmustur. Rapor iki sayfadan ibarettir. İlk sayfa 6 Eylul 1969 tarihini tasimakta ve “ilisikte raporunu sundugunu” belirtmektedir. İkinci sayfada kisaca İstanbul Barosunun kurulus tarihcesi anlatilmistir.
İkinci sayfanin 7. Paragrafinin son satirinda “İstanbul’da Kurulan İlk Baro olan Cemiyeti Daime’nin kurulus tarihi 24 Mart 1878” olarak gecmistir.
Devamla 2. Sayfanin sonunda;
“Cumhuriyet Doneminde 3 Nisan 1924 gunu, 460 sayili Mahamat Kanunu yururluge girmistir.
Bu kanuna gore İstanbul Barosunun ilk Genel Kurulu 18 Agustos 1924 gunu yanan Adliye Sarayinda toplanmistir”
Demistir.
İstanbul Barosu Avukatlarindan Osman Kuntman daha sonra yaptigi ayrintili incelemede bu gorusunu degistirmistir.
Turkiye Barolar Birligi 06.09.1969 tarihli Yonetim Kurulu Toplantisinda “Av. Osman Kuntman in Avukatlar gununun tespitine iliskin raporu incelendikten sonra ve bu konuda incelemeler tamamlandiktan sonra bir karar verilmesi” kararlastirmistir.


2. TEKIRDAG 15, 16 MAYIS 1987 T.B.B GENEL KURULU, AVUKATLAR GUNUNUN KABULU :
Bu hususta uzun bir sure karar alinmamis, 15-16 Mayis 1987 gunlerinde Tekirdag’da yapilan Genel Kurulda, Av. Nebi İnal, Av. Gunes Atabey, Av. İskender Ozturanli, Av. Fadil Aktop, Av.Ahmet Ersoz, Av.Yillmaz Korkma, Av. S.Yuksel Usak, Av. K. Ozturk, Av. T. Karal, Av. .Mustafa Pacen in Divan Baskanligina ortak onerge vererek 5 Nisan tarihinin Avukatlar gunu olarak kutlanmasini istemislerdir.
Onerge hakkinda soz alan İzmir Barosu Delegesi Avukat Enver Arslanalp Genel Kurulda tutanaklara gecen konusmasindan;
Av. Enver ARSLANALP (İzmir Barosu)-
Efendim 5 Nisan, Avukatlar Gunu olarak oteden beri kutlanmaktadir. Bu toplum katmanlarinda tutmus durumdadir.
5 Nisanin Avukatlar Gunu olarak kutlanmasi 1958 yilinda İzmir’de barolar arasi bir kurul ve Turkiye Barolar Birligi’nin gerceklesmesi yolunda bir karar alindi. Yani Turkiye Barolar Birligi o karardan sonra yapilan savasimlarla gerceklesti ve o toplantida kutlanmasina karar verildi.
İleride, ki bunun savasimini hep birlikte verecegiz, bir oz yonetim ve bagimsizliga barolar kavustugu zaman. Onu da ayrica bir bayram gunu olarak dusunulebilir veyahut da tekrar bir gozden gecirilir, ama simdilik dusuncemiz bundan ibarettir.
Saygilar sunarim.
Alkislar.
BASKAN-
Tesekkur ederiz Sayin Ozturanli.
Baska soz almak isteyen var mi?... Yok.
Biraz once okumus oldugum onergeyi oylariniza sunuyorum: 5 Nisan gununu Avukatlar gunu altinda kutlamayi kabul edenler...Etmeyenler...
Oybirligiyle 5 Nisan Avukatlar gunu olarak kabul edilmistir.
Alkislar.

Tutanaklardan belirlendigi gibi Turkiye Barolar Birligi 15, 16 Mayis 1987 yili Genel Kurulu, 5 Nisan Gununu Avukatlar gunu olarak oy birligiyle kabul etmistir.
Yapilan arastirmada, Baro Baskanlarinin İzmir de neden ilk kez 5 Nisan 1958 de toplandiklari, bu tarihin 70 yil once 5 Nisan 1958 de toplandiklari, bu tarihin 70 yil once 5 Nisan 1878 de yapilan İstanbul Barosunun ilk Genel Kuruluyla ayni gun olmasinin ozel bir nedeninin olup olmadigi saptanamamistir.

3. 5 NISAN 1878 ISTANBUL BAROSUNUN ILK HEYET-I UMUMIYESI:
Av. Osman Kuntman 1969 yilinda İstanbul Barosunun kurulusuna iliskin tamamlayamadigi calismasini, 4 Ocak 1975 tarihinde tamamlayarak İstanbul Barosu Yonetim Kurulu’na vermistir. Daha sonra gerek İstanbul Barosuna verdigi raporda ve gerek Nisan 1988 tarihinde İstanbul Barosu Derisinde yayinlanan yazisinda ilk toplanti tarihinin 24 Mart 1294 Mali, 5 Nisan 1878 Miladi oldugunu kabul etmistir.(İstanbul Barosunun tarihcesi ile ilgili arastirmalar yapan Ozkent, Tan, Betil İstanbul Barosunun ilk Genel Kurulunun 5 Nisan 1878 tarihinde yapildigi konusunda gorus birligi icindedirler.) Av. Osman Kuntman ile yaptigim gorusme ve belgelerin bir kisminin ozgun metinlerini inceleme neticesi İstanbul Barosu’nun ilk Genel Kurulunun 5 Nisan 1878 tarihinde toplandigi gorusundeyim.
Avukat Osman Kuntman’la cok kez telefonla gorustuk ve bu tarihsel eksikligin giderilmesi icin sozlestik, 3 Mart 1999 saat 16.30 da Karakoy’de Tarihi Omer Abet İs Hanindaki burosunda bulustuk. Kendisine Turkiye Barolar Birligine verdigi 6 Eylul 1969 tarihli raporun fotokopisini gosterdim. Once rapordaki yazim ve imla tekniginin kendi yazi ve imla teknigine pek uymadigini belirtti, arsivini arastirdi ve Turkiye Barolar Birligine 30 yil evvel verdigi raporun suretini buldu. Raporu birlikte inceledik. Kendisi raporunun 7. Paragraf son satirindaki 24 Mart 1878 tarihinin yanlis yazildigini, aslinda İstanbul Barosuna temel teskil eden tarihin, İstanbul Barosu ilk Genel Kurulunun 5 Nisan 1878 oldugunu, bunu yazdigi yazilarinda ve kitaplarinda da belirttigini vurguladi. Diger arastirmacilarinda bu goruste oldugunu belirtti.
Bu tarihsel gelisme isiginda, Turkiye Barolar Birligi’nin kurulusu ayni gun yapilmis iki tarihsel toplantiya dayandirilmalidir. Bunlardan ilki Birligin kabul ettigi 5 Nisan 1958 tarihinde İzmir’de toplanan Baro Baskanlarinin toplantisidir. Digeri ise cok mutlu bir tarihsel rastlanti olan, İzmir’deki toplantidan 70 yil once ayni gun yapilmis olan 5 Nisan 1878 İstanbul Barosunun İlk Genel Kurul Toplantisidir.
Bu arastirmamizda 1969 yilinda 5 Nisan Avukatlar gununun saptanmasindaki arastirma eksikligini de tarihsel tanik ve belgeleriyle acikladigimi saniyorum.
Umarim, Barolar Birligi ilk Genel Kurulunda 5 NİSAN AVUKATLAR GUNUNUN TARİHSEL DAYANAGİNİ, 5 NİSAN 1958 İZMİRDE TOPLANAN BARO BASKANLARİ TOPLANTİSİ VE 5 NİSAN 1878 İSTANBUL BAROSUNUN İLK HEYET İ UMUMİYESİ OLARAK degistirilir.

Av. Adil Giray CELIK

KAYNAKCA:
1. BETİL Av. Aden , İstanbul Barosunun tarihcesi, İstanbul Barosu Dergisi 1978/ Ocak, Subat Mart.
2. KUNTMAN Av. Osman, Turkiye de Avukatlik Meslegi, İstanbul Barosunun Tarihcesi, İstanbul Barosu Dergisi, Bu eser ayrica 1988 yilinda Ufuk Matbaasinda basilmistir.
3. OZKENT Av. Ali Haydar, Avukatin Kitabi, İstanbul Arkadas Basimevi 1940.
4. TAN Av. Hasan Basri, İstanbul Baro Reisi, İstanbul Baro Mecmuasi, Cumhuriyetin 15. Yil Donumu Fevkalade Nushasi, İstanbul 1938.
5. Demokrat İzmir Gazetesi 7 Nisan 1958 Tarihli Sayisi.
6. Turkiye Barolar Birligi Tutanaklari ve kayitlari.

Av.Adil Giray CELIK
Denizli Barosu Avukatlarindan

Kaynak: http://www.maviokul.com/forum/index.php?topic=299


1 Nisan 2009 Çarşamba

DELILIGE OVGU..

DELILIGE OVGU..
...Zira burada bu defa, sulukler ornegi dillerini kullanir gibi gorununce kendilerini birer kucuk tanri sanan ve Latince bir nutukta, sozu bilmece haline koyan, birkac Grekce kelimeyi ipsiz sapsiz bir halde karistirmayi harikulade bir sey sayan gunumuzun retorik bilimi hocalarini taklit etmek istiyorum. Bunlar hicbir yabanci dil bilmezlerse kuflu bir kitaptan birkac eski kelime cikarir ve okuyucunun gozunu kamastirirlar. Bunlari anlayanlar, kendi engin bilgilerinden lezzet duymak firsatini bulurlar ve boylece gururlari oksanir; anlamayanlara anlasilmaz gorunmeleri oraninda da hayranlik konusu olurlar. Zira uzaktan gelen seylere hayran olmak, dostlarim icin az bir zevk degildir. Eger bu sonuncular arasinda, bilgin gecinmek isteyecek kadar bos olanlar bulunursa, kucuk bir memnuniyet gulumsemesi bir onaylama isareti ve eseklerinkine benzeyen bir kulak hareketi, cahilliklerini baskalarinin gozunde ortmek icin yeterli olacaktir...
Bu satirlar Erasmus’un Delilige Ovgu’sunden bir alinti… Bilgin 1465-1536 yillari arasinda yasadi. Kitap 1509’da yazildi ve su anda tam 500 yasinda. Dikkatinizi cekti mi bilmiyorum; ama aradan gecen 500 yila ragmen gunumuz “konusmacilarinda” pek bir degisiklik yok gibi gorunuyor degil mi? Bir zamanlar kendilerinin iyi bir sey yaptigini sanan bu insanlar Latince’ye Grekce kelimeler katiyordu, simdi de bizim insanlarimiz Turkcemizin icine İngilizce kelimeler karistiriyor. Dil bilincine sahip olmak hepimizin sorumlulugu- bu gercek. Aradan gecen uzun yillara ragmen deliligin sitemlerine devam etmesi zorunlu bir gereklilik gibi gorunuyor. Umarim biz bilincli bireyler olarak oncelikle kendimiz buna dikkat eder ve cevremizdeki kisilere de iyi ornek olarak dile hak ettigi onemi iade ederiz.
..
Zamaninizi ayirdiginiz ve (umuyorum ki) dil konusuna hassasiyet gosterdiginiz icin tesekkur ederim..
..
..


GUZEL BIR AVRAT (KADIN) NASIL OLMALIDIR?

GUZEL BIR AVRAT (KADIN) NASIL OLMALIDIR?

From: Serap Dogru
Subject: Guzel bir avrat nasil olmalidir?
Date: Mon, 30 Mar 2009 11:04:36 +0000

GUZEL BIR AVRAT NASIL OLMALIDIR?

Bu tarifi 700 yil once bir bilen yazmis. Ama tarif bence ilginc..
"...Ey ogul! Simdi sana avratlarin guzellik alametlerini anlatacagim. Bu alametlere sahip olan avrat, avratlarin en guzelidir. Alametler ne kadar az ve eksik olursa, avrat da o kadar az guzel olur.
Guzellik alametleri iste bunlardir:
Avradin dort nesnesi kara gerek: Saci, kasi, kirpigi ve gozunun karasi.
Avradin dort nesnesi kizil gerek: Dili, dudagi, yanaklari ve avurdlari.
Avradin dort nesnesi yuvarlak gerek: Yuzu, gozu, topuklari ve bilekleri.
Avradin dort nesnesi uzun gerek: Boynu, burnu, kasi ve parmaklari.
Avradin dort nesnesi hos kokulu gerek: Burnu, azasi (eli, kolu, ayaklari ve bacaklari), koltuk altlari ve ayaklari.
Avradin dort nesnesi genis gerek: Alni, gozleri, gogsu ve butlari.
Avradin dort nesnesi dar gerek: Burun delikleri, kulak delikleri, gobek deligi ve agzi.
Avradin dort nesnesi kucuk gerek: Agzi, elleri, ayaklari ve kulaklari.
Ve dahi avradin basi ne buyuk ve ne kucuk ola.
Ve boynu ne uzun ve ne kisa ola.
Ve eti dahi degirmi (yuvarlak) ola.
Ve benzi ak ola veyahut kaz benizli veya karayagizin guzeli ola.
Ve teni de pembe ola.
Ve saci sik ve uzun ola. Zira sac avradlarin yuzsuyudur.
Ve guldugu vakit guzel ola. Zira avradin gulusunun hoslugu, diger ozelliklerinden once gelir.
Ve gozlerinin karasi cok ola, kaslari da catik ola.
Ve yurudugu zaman, kalcasinin etleri deprene.
Ve huyu tatli ola, sozu tatli ola ve yumusak ola.
İste ey ogul! Bu yazdigimiz sartlar hangi avratta varsa, o avrat guzelliginin olgunluguna ulasmis demektir...
.
.
.


ARILAR ve SINEKLER..

ARILAR ve SINEKLER..

From: hatice yildiz
Subject: Arilar ve Sinekler..
Date: Wed, 1 Apr 2009 10:46:54 +0000

ARILAR ve SINEKLER..
Arilar bilindigi gibi zarkanatlilar takimina girer, sineklerse kisaduyargali iki kanatlilar takimina. Canim ikisi de bocek, ikisi de birbirine benziyor, ikisinin de iki kanadi alti ayagi var, ikisi de ucuyor, mamafih ne fark var, demeyin sakin. Cok fark var efendim, cook!Bir kere arilar uretirler. Urettiklerinden hem kendileri yararlanir hem baskalari. Omurlerini, birseyler ortaya koymak icin gecirirler. Elin (otekinin) emegiyle degil elin emegiyle gecinirler. Gorme duyulari cok gelismistir. Bu duygularini cirkine, pise ve pislige konmak icin degil guzeli, cicegi, tomurcugu gorup ona konmak icin kullanirlar. Cicegi severler, lakin bu sevgi tuketici degil uretici sevgidir. Onun icin de sevdikleri cicegi bala donustururler.
Sineklere gelince: Onlar yalnizca tuketicidirler. Baskalarinin yaptigina konmak icin yasarlar. Onun icin de koku alma duyulari cok gelismistir. Ancak bu duyularini uretmek icin degil tuketmek icin kullanirlar. Sineklerin koku alma duyusunun gelismis olmasi kotu kokuyla iyi kokuyu ayirt etmeleri anlamina gelmez. Onun icin bala da konarlar pislige de. Helal haram demezler, kokmus ve les, beles ne bulurlarsa atlarlar. Severler, sevgileri uretici degil tuketici bir sevgidir. Sevdikleri her seyden karsiliksiz yararlanmanin yaninda, tasidiklari mikroplari da ona bulastirirlar. Arilar caliskandirlar. Gelisiguzel degil sistemli calisirlar. Onlarin isleri aralarinda sûra iledir. (Arap dilinde, sûra kelimesi aslen arilarin cicek cicek gezerek balozu toplamalarina verilen isimdir.) Aralarinda is bolumu yaparlar. Herkes yerini yurdunu bilir. İsci arinin omru erkek aridan uzun olur. Bu onun calismasinin bereketidir. Bir isci ari haddini bilir. İsini gucunu birakip da ana arinin isine burnunu sokmaz. İsine bakar, arkasina degil. Baskasinin ne yaptigindan cok kendisinin ne yaptigiyla ilgilenir. Bilir ki, yaptigi isin sonucunda hem kendisi hem baskalari yararlanacak. O, kendisini kurtarmak icin calissa dahi bundan baskalari da kârli cikar. Onun calisma hirsi, bir bencilligin degil bir gayretin urunudur. Sinekler yalnizca tembel degil, ayni zamanda asalaktir da. Calismadiklari, bir is ortaya koymadiklari icin, dayanismaya da ihtiyac duymazlar. Cemaat halinde degil suru / cemadat halinde yasarlar. İsleri olmadigi icin aralarinda is bolumu de yoktur. Cunku isleri gucleri baskalarinin ortaya koydugu bali araklamak ve hatta ona mikrop karasi calmaktir. Trene bakan inekler kadar bile uslu degillerdir, olsa olsa tren taslayan haylaz cocuklara benzerler. Cunku ne lokomotif olabilmisler, ne vagon, ne ray ve hatta ne de raylarin arasina kalas. Sinekler, baskalarinin yaptigi ballar ve kazuratlarla ilgilenirler, bunlarin arasini ayiramadiklari icin de hep pisi temize, sevabi gunaha, pirinci tasa karistirip dururlar.
Arilar bana Hz. Omer’e atfedilen “Kizmayan adamin esekten ne farki var? sozunu hatirlatirlar. Zararsizdirlar, lakin kendilerine zarar verildigi zaman kizarlar ve oleceklerini bile bile sokarlar. Cunku cok onurludurlar. Durduk yerde kimseye ilismezler ve kolay kolay da kizmazlar. Kizdiklari zaman ise olume dahi goz kirpmadan giderler, siz deyin intihar ben deyim istishad, onlarin ki onurlu bir hayatin onurlu bir bicimde sona erdirilmesidir. Yuvalarini dagitana, mahremiyetlerini ihlal etmeye kalkana, ballarini hoyratca calana tipki Filistin’in istishad eyleminde hayatini yitiren aziz cocuklari gibi cehennem kesilirler. Sinekler ise zararlidirlar. Size ters gelebilir ama igneleri olmadigi, ne kadar kovalarsaniz kovalayin hic kizmadiklari halde zararlidirlar. Konduklari her nimete mikrop tasirlar, o nimeti mahvederler. Ne dersiniz, sinekler acaba onuruna dokununca kizan, kizinca sokan ve sokunca olen bal arilarina terorist, calisan arilara da enayi gozuyle bakarlar mi?
Ben sineklerin dilinden anlamiyorum da.
MUSTAFA ISLAMOGLU


http://arataer.blogspot.com/

FIKRA GIBI..

17 Mart 2009 Salı

Sabit Ucrette Indirim Icin Umut Isigi Gorundu..

Izmir 1. Tuketici Mahkemesi, Turk Telekom Sabit Ucreti, 13,56 TLden 1,27 TLye (Diger Tel.Sirketleri Ortalamasina) Indirdi.
Sabit Ucrette Indirim Icin Umut Isigi Gorundu..


Merhaba,
Yıllardır mücadelesini verdiğimiz Türk Telekom Sabit Ücretlerinin diğer telefon şirketlerinin tahsil ettikleri sabit ücretler seviyesine çekilmesi yolunda İzmir 1. Tüketici Mahkemesince tüketiciler lehine karar verildi. Altta buna ilişkin haber yer almaktadır.
Diğer telefon şirketlerinin rekabet ile sabit ücretleri yaklaşık 1 TL 'ye düşürdüklerini biliyoruz. Bu uygulamanın yıllardır rakamda tüketici aleyhine artmalar olmaksızın devam ettiğini görüyoruz. Ancak aklımızın ve mantığımızın almadığı şey; diğer telefon şirketlerinin 1 TL civarında sabit ücret tahsil etmesine rağmen aynı iletişim hizmetini veren Turk Telekom'un niçin 7 ya da 8 ya da 10 TL sabit ücret tahsil etmesi... Bu gerçekten de tüketicilere yapılmış büyük bir haksızlık.
Geçtiğimiz aylarda Yargıtay 'ın Türk Telekom sabit ücretler hakkında vermiş olduğu tüketicileri üzen kararından (bu karara ilişkin yazmış olduğum makale alttadır) sonra, İzmir 1. Tüketici Mahkemesi verilen TURK TELEKOM SABIT UCRETLERININ DIGER TELEFON SIRKETLERININ TAHSIL ETTIKLERI SABIT UCRETLER DUZEYINE INDIRILMESI KARARI, tüketiciler için bir umut ışığının belirmesine sebep olmuştur.
Verilmiş bu karar bir emsal karar niteliğinde değildir. Sadece bir tüketici mahkemesince bir uyuşmazlık hakkında verilmiş bir karardır. Diğer tüketici mahkemelerini bağlamadığı gibi, hakem heyetlerini de bağlamamaktadır. Ayrıca Türk Telekom tarafından genele yayılacak yeni bir uygulama getirilmediği sürece de TT hat sahibi diğer tüketicilerin bu karardan yararlanması mümkün değildir. Ancak Yargıtay'ın birkaç ay öncesinde vermiş olduğu gibi bir karar vermesi halinde, Yargıtay'ın kararı emsal olabilecektir.
Yargıtay, birkaç ay öncesi vermiş olduğu TT sabit ücretlerinin yasal olduğuna ilişkin kararlarında, TT sabit ücretlerinin ve tek taraflı hazırlanmış matbu abonelik sözleşmelerinin tüketici hukuku açısından boyutunu tam olarak değerlendirmemiş; genel olarak 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanununa uygun olarak kurul tarafından onaylanan tarifeler yoluyla sabit ücretlerin tahsil edildiğini ifade etmiştir.
Tüketici hukuku boyutuyla bu haksızlığın boyutunun tespiti ile tüketici lehine düzenlemelerin yapılmasını temenni etmekteyim...
Tüketicilerin yıllardır yılmadan verdiği mücadeleyi sona erdirmemesini diliyorum. Ancak Yargıtay kararları ile yeni bir uygulama henüz oluşmamıştır. Balıkesir Tüketici mahkemesi de haksızlıkları gidermek saikiyle tamamen tüketicilerin lehine kararlar vermişti. Yargıtay geçtiğimiz aylarda Balıkesir Tüketici Mahkemesince verilmiş TT Sabit Ücretlerinin İptaline ilişkin verilmiş bu kararları tüketici aleyhine bozdu. Yine İzmir Tüketici Mahkemesi tüketiciler lehine karar verdi; bu hususta verilmiş kararlar için Yargıtay ‘ın ne karar vereceği belirsizdir. İzmir Tüketici Mahkemesi tüketici lehine karar vermişken bir başka tüketici mahkemesi tüketici aleyhine karar verebilir. Dolayısıyla dileğim tüketicilerin yeniden hakem heyetlerine başvurarak haklarını aramaya kaldıkları yerden devam etmeleri.. Ancak bulundukları yerdeki tüketici mahkemelerinin ve Yargıtay ‘ın aksi yönde karar verme ihtimali bulunduğunu da akıllarından çıkarmamaları..

Saygılarımla.

Ali Rıza ATAER
Tüketiciler Derneği (TÜDER)
Hukuk Komisyonu Bşk. Yrd. – Bursa Temsilcisi

…………

Mahkeme, telefondaki sabit ücreti 1,27 liraya indirdi
İzmir 1. Tüketici Mahkemesi, Muhittin S. adlı vatandaşın açtığı davayı karara bağladı. Hakim, Türk Telekom'un vergilerle birlikte faturaya yansıttığı 13,56 liralık sabit ücreti 1,27 liraya indirdi. Sabit ücretin düşürülmesi için her abonenin ayrı ayrı dava açması gerekiyor.
İzmir 1. Tüketici Mahkemesi, Türk Telekom'un vergilerle birlikte faturaya yansıttığı 13,56 liralık sabit ücreti 1,27 liraya indirdi. Mahkeme, temyiz yolu kapalı olan kararı, hukukçu ve elektronik uzmanı akademisyenlerden oluşan bilirkişi raporuna göre verdi. Bornova'da oturan Muhittin S., Türk Telekom'un faturalara yansıttığı sabit ücretin iptali için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne müracaat etti. Heyet 28 Nisan 2008'de verdiği kararında Muhittin S.'yi haklı buldu. Heyet, sabit ücretin iptal edilmesine ve 2 Eylül 1997 tarihinden bu yana alınan bedellerin geri ödenmesine hükmetti. Bunun üzerine Türk Telekom, İzmir 1. Tüketici Mahkemesi'nde karara itiraz etti. Hakim Ahmet Yıldırım, hakem heyeti ve bilirkişi raporlarını göz önünde bulundurarak Türk Telekom'un en çok 1,27 lira sabit ücret alabileceği kararına vardı. Mahkeme ayrıca müşterinin geçmişe dönük sabit ücretlerini geri almasının önünü de açtı. Davayı kazanan Muhittin S., "Ben 12 yıllık Türk Telekom müşterisiyim. Sabit ücretin alınmasını yadırgıyordum. Hakkımı aradım ve kazandım. Herkes kendi hakkını alsın." dedi. Mahkemenin bilirkişilerin GSM operatörlerini göz önünde tutarak belirlediği 1,27, 1,50 ve 2 liralık sabit ücretlerden birini seçtiğine dikkat çeken avukat Resul Tunçkır, kararın yalnız bu davanın taraflarını bağladığına işaret etti. İzmir 1. Tüketici Mahkemesi'nin kararının emsal teşkil etmeyeceğini vurgulayan Tunçkır, "Bu kararla kimse Türk Telekom'a gidip sabit ücretini kaldırmasını veya 1,27 liraya indirmesini isteyemez. Başka bir zamanda, başka bir hakim farklı bir karar verebilir. Sadece Yargıtay'ın vereceği karar emsal olabilir." şeklinde konuştu. Sabit ücretin düşürülmesi için her abonenin ayrı ayrı dava açması gerekiyor.
Mustafa Yüksel - 17 Mart 2009, Salı
Kaynak:
http://zaman.com.tr/haber.do?haberno=826281&title=mahkeme-telefondaki-sabit-ucreti-127-liraya-indirdi

..........................................

Türk Telekom Sabit Ücretleri Hakkında..
Ali Rıza ATAER - Tüketiciler Derneği (TÜDER) Hukuk Komisyonu Başkan Yrd. - Bursa Temsilcisi
http://www.tuder.net/tuder/index.php?option=com_content&task=view&id=318&Itemid=1
Merhaba Sayın Tüketiciler,
Son birkaç gündür (özellikle bugün) gazetelerde, televizyonlarda ve internetteki "Türk Telekom Sabit ücretlerin kalktığı ve ödendiği" yönündeki haberler üzerine açıklama yapma gereği ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Bilindiği üzere Beykoz Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığınca sabit ücretlerin iadesine yönelik karar verilmesiyle, Türk Telekom tarafından diğer telefon şirketlerinin neredeyse 10 katı tutarında tahsil edilen sabit ücretlerin iadesi icin milyonlarca kişi hakem heyetlerine müracaat etmişti. Başvurular üzerine neredeyse Türkiye'nin her yerindeki Hakem Heyeti Başkanlıklarnca Tüketici lehine T.T. Sabit ücretlerin iptaline kararları verilmişti. Sonrasında Türk Telekom tarafından hakem heyeti kararlarına itiraz yoluna başvurulmuş; Tüketici Mahkemelerince de tüketici lehine veya aleyhine olmak üzere değişik kararlar verilmişti.
Bu kararlar arasında en ilginç olanı Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince Tüketici Mahkemesi sıfatıyla verilmiş olan karardır. Tüketici Hukuku ile ilgili mevzuat hükümleri incelenirse, miktar itibariyle 2008 yılı için 827,05.-YTL ( 2009 için 936.97 TL) altındaki uyusmazliklara yönelik Hakem Heyeti Başkanlığı Kararlarına Itiraza yönelik Tüketici Mahkemelerince verilen kararlar kesindir. Yani Tüketici Mahkemesinin bu kararları temyizi kabil kararlardan değildir. İşte Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/152 E. 2008/313 K. sayılı 27.06.2008 tarihli kararı, miktar itibariyle kesin olmasına karşın; içerdiği SABİT ÜCRET İŞLEMİNİN İPTALİ hükmü sebebiyle temyizi kabil bir karar niteliğine bürünmektedir. Neticede neredeyse tüm Türkiye'deki Tüketici Mahkemelerince bu kararın Yargıtay'daki akıbeti beklenmekteydi. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/11332 E. 2008/15073 K. sayılı 18.12.2008 tarihli kararıyla Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin Tüketici Mahkemesi sıfatıyla vermiş olduğu kararı TÜKETİCİ ALEYHİNE BOZMUŞTUR. Bozma kararının içeriğine ulaşamadığımız için bozma gerekçelerini bilememekteyiz.
Yargıtay tarafından verilmiş bu karar tüketici açısından üzüntü vericidir. Banka kredi kartları üyelik ücretleri (yıllık aidatlar) hakkında Yargıtay'ın vermiş olduğu tüketici lehine kararlar sonrasında tüketiciler açısından umutlanmıştık. Aynı umudu sabit ücretler hakkında da besliyorduk. Ancak öğrenmiş olduğumuz bu bozma kararı, tüketici açısından hayal kırıklığı yaratmıştır.
Ancak tüketici açısından her şey bitmiş değildir. Yargıtay 13. H.D’nin vermiş olduğu yeni tarihli bu bozma kararı bir içtihadi birleştirme karar değildir. Hala Yargıtay' ın tüketicinin talepleri doğrultusunda ve lehine olmak üzere yeni uygulamalar getireceğine inanmaktayız. Bu uygulama ki yaklaşık 19 milyon TT abonesi tüketiciyi ilgilendirmektedir.
Tüm bu bilgiler ışığında, ÇAĞDAŞ İŞLETMELERİN YASALARIN ARKASINA SIĞINMAK YERİNE, geniş müşteri ağı (abone) talepleri doğrultusunda, evrensel bir hak olan “Tüketicinin Ekonomik Çıkarları” doğrultusunda çok yüksek vergilerle de şişerek gerçek bir tüketici mağduriyetine yol açan bu olumsuzluğu kendiliğinden çözeceğini beklemekteyiz.Türk Telekomun tahsil ettiği sabit ücretler ise gerçekten de diğer gsm şirketlerinin tahsil ettiği sabit ücretlerin çok çok üzerindedir. 2007 yılı itibariyle sabit (aylık) ücretler kıyaslaması su şekildedir:

T.T. Hesaplı Hat :
Aylik / Yıllık ücretleri: 6,69.-YTL
Katma Deger Vergisi : 1,20.-YTL
özel iletisim Vergisi : 1,00.-YTL
Görüşme (V.Diger ücr.) : 0,00.-YTL
TOPLAM : 8,89.-YTL
Hicbir konusma yapmasak dahi ödeyeceğimiz tutar bu..

T.T. Standart Hat:
Aylık / Yıllık ücretleri : 10,64.-YTL
Katma Değer Vergisi : 2,00.-YTL
özel Iletisim Vergisi : 1,60.-YTL
Görüşme (V.Diğer ücr.) : 0,00.-YTL
TOPLAM : 14,24.-YTL
Hicbir konuşma yapmasak dahi ödeyeceğimiz tutar bu..

TURKCELL STANDARTCELL :
Aylık / Yıllık ücretleri : 0,75.-YTL
Katma Değer Vergisi : 0,17.-YTL
özel İletişim Vergisi : 0,14.-YTL
Görüşme (V.Diğer ücr.) : 0,00.-YTL
TOPLAM : 1,06.-YTL

TELSIM(VODAFONE):
Aylik / Yillik Ucretleri : 1,00.-YTL
Katma Deger Vergisi : 0,18.-YTL
Ozel Iletisim Vergisi : 0,15.-YTL
Gorusme (V.Diger Ucr.) : 0,00.-YTL
TOPLAM : 1,33.-YTL

AVEA:
Aylik / Yillik Ucretleri : 1,00.-YTL
Katma Deger Vergisi : 0,18.-YTL
Ozel Iletisim Vergisi : 0,15.-YTL
Gorusme (V.Diger Ucr.) : 0,00.-YTL
TOPLAM : 1,33.-YTL

Gerek Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, gerekse Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince tüketici lehine verilen kararlar, sabit ücretin tüketici aleyhine bir uygulama olduğu yönündedir. Yargıtay 13. H.D. ise Balıkesir kararını bozmuştur. Değerlendirmeyi siz sayın tüketicilere bırakıyorum.
Alttaki Nevşehir Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karara ilişkin haberlerin Yargıtay 13. H.D. nin bozma kararı doğrultusunda etraflıca değerlendirilmesinin gerektiği düşüncesindeyim.
Saygılarımla.
Ali Rıza ATAER

Minibuslerde Yasanan Komik Olaylar..


16 Mart 2009 Pazartesi

METIN HALIYLE SON YURDUM INSANI PROFILLERI (Itiraflar)

METIN HALIYLE SON YURDUM INSANI PROFILLERI (Itiraflar)..

Ablam evlenmeden once saatlerce odamiza kapanir, sigara ve kahve ikilisi esliginde sirlarimizi dokerdik. Boyle anlardan birinde, kisik sesle "Muzik acalim mi? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir." dedim. Yan odadan gelen ve hala hatirladigimizda bizi kahkahalara bogan ses: "Ne dinleyecem sizi beee!"


YANLIS TELEFON
İse giderken cep telefonumu evde unutmusum, ama televizyon kumandasini almayi ihmal etmemisim.


COCUKLAR KIMDEN?
Annemle babam tartisiyor. Tartisma esnasinda annemin kafasi o kadar cok karisiyor ki, kendisini aldatmakla sucladigi babama "O cocuklar benden mi??" diyor! Zaten tartisma o anda bitiyor, gulmekten tabii.


DOGALGAZ
Dogalgaz baglantisi icin bahcemizi kazan sevgili amele kardesler, kendi evimin onunde bana laf atarsaniz babam da size "O borulari g.tunuze doserim, gazin en dogaliyla isiniriz!" der tabii ki.


NUR TOPU
İsyerinde kupe takan erkek arkadasimiza babasindan yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oglum vardi; nuru gitti, topu kaldi!"


DUZ MANTIK
Eger bir sokakta yuruyorsaniz ve caminda ''Bu ev kiraliktir'' yazili bir evin yanindan gecip birkac adim sonra onune geldiginiz bir baska evin caminda ''Bu da'' yazisini gorurseniz bilin ki Trabzon'dasiniz.


TOPLAMDA
Gecen gece nobetteyken acile 3 yasinda, para yutmus bir hasta geliyor. Babasina ne kadar yuttugunu soruyoruz; "1 YTL" diyor. Yapilan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kurus ve iki adet 25 Kurus tespit ediyoruz. Baba bir sekilde hakli oldugu icin sadece aramizda guluserek konuyu kapatiyoruz.


HELALLIK
Tatile giden, hayat dolu yasli teyzemiz guya helallesiyor. "Hadi cocugum, hakkinizi helal edin, hayat bu; siz olursunuz ben goremem, veya siz kor olursunuz beni goremezsiniz..."


KOPUK KOPUK
8 yasimdaki yegenim "Dayi nasil oluyor da renkli sabundan beyaz kopuk cikiyor?" diye sordu. "Dur bir dusuneyim." dedim, hala dusunuyorum...


ARABA SEVDASI
Annem arabasini torpidosu icin dantel orecek kadar cok seviyor. Gecenlerde arabayi carpmis ve fari kirilmis. Babamin anlattigina gore trafik polisinin onunde "Yavrumun gozu ciktiiiii!" diye agladigi icin polisler heyecanlanip ambulans cagirmislar.


HEVESLI
Kardesime araba kullanmayi ogretiyorum. Cok hevesli... Bana; "Abi cok kolay yaa, ayni bilgisayar oyunu gibi!" diyor. Cevabim; "Hiii... Ama tek canin var..."


POTANSIYEL MUSTERI
Kirmizi isikta durdugum anda yanimdan iki motosikletli isik hizinda ve tek tekerlek uzerinde gecti. Ben agzim acik olayi izlerken yanima yanasan 112 ambulansindan doktor cami acti ve bana: ''Gordun mu bizim musterileri... Hey masallah!'' dedi.


KOMSULUK ILISKILERIMIZ
Duvarlar kagit gibi ve yan evde olan biten aynen duyuluyor. Dustayim, yan taraf kendinden gecmis sarsiliyor! Nefes sesleri, iniltiler vs. dayanamayip bagiriyorum "Hoopp aile var aileee..." Cevap gecikmiyor. "Ailecek mi giriyorsunuz banyoya?"


UN MERAKI
Komsumuzun kizi ilk firinciya kacti. Geri geldi, 5 ay sonra un fabrikasinin sahibine kacti. Bunlara annesinin yorumu; "Ben bu gizi una doyaramadim!"


SUTUN FAYDALARI
Sabah erken okula gidecek oglumu uyandirmadan once, kalkar kalkmaz icsin diye hazirladigim sutun bardak ebadini o kadar abartmisim ki, henuz uyanmaya calisan, tek gozu acik oglumdan gelen cumle: "İnegin kendisini getirseydin bari."


EMNIYET KEMERI
Nisantasi-Kadikoy dolmusu icin bekliyoruz. Bir taksi geliyor dolmus yerine. On koltuga oturan kadin her normal insan gibi emniyet kemerini takiyor. Ancak sofor amcamiz emniyet kemerinin iyice ortaya cikardigi dekolteye bakmaktan yola bakamadigi icin bir muddet dusunuyor ve icini cekerek kadina sesleniyor. "Abla, cikar emniyet kemerini, boylesi daha emniyetli hepimiz icin."


KALDIRMA KUVVETI
Kizdirmak icin anneme "Goguslerin sarkmis" diyen babama annemin cevabi gecikmedi: "Benim sarkan goguslerimi kaldirmak icin ozel sutyenler var ama senin sarkip da kaldiramadigin yerin icin henuz bir don icat edilmedi!" Kusura bakma babacigim ama hak ettin.


ARABAM CALINDI
2 gece once arabasini otoparkta unutup eve dolmusla donen ve sabah "Arabam calindi!" diye ortaligi kasip kavuran salak benim.


KAYIP ARANIYOR
Cok sevdigimiz dedemi kalp krizi sonucu kaybettik. Sevilen bir esnaf olmasi sebebiyle cenazesine oldukca buyuk bir kalabalik katildi. Biz taziyeleri kabul ederken uzun suredir gormedigim bir arkadasim beni gordu ve geldi. "Bu kalabalik da ne boyle?" diye sorunca gayet normal bir sekilde "Dedemi kaybettik." dedim. Cevabi beni o an bile krize sokmaya yetti: ''Bu kadar insan hala bulamadiniz mi?''


GIYIM KUSAM
Lacivert ceketi, gri pantolonu, kahverengi ayakkabisi ve siyah kemerini bir arada giyen babama annemin yorumu: "Toplama bilgisayar gibi olmussun!"


CADALOZ KAYNANA
İs arkadasimin dugunundeyiz. Nikah kiyiliyor, imzalar atiliyor, gelin ve damadi tebrik etmek icin ayaga kalkildiginda elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber "Aaaa!" diye tepki gosterirken, arkadasimin annesi oldukca yuksek sesle dusuncesini dile getiriyor. "Oglumun daha ilk dakikadan hayati karardi."


DIREKSIYON EGITIMI
Sene 1993. Sevgilime (su an karim olur kendileri) araba kullanmayi ogretiyorum. İzmir'in o zamanki halini bilenler bilir. Uckuyular-Narlidere yolu simdiki gibi degil. Sakin... Stres olmasin, panik yapmasin diye cok karismamaya calisiyorum. Ayrica cok sakin bir ses tonuyla konusuyorum. Direge 3 santim farkla geciyor benim guzel sevgilim. "Direge cok yakin gectin hayatim." diyorum. Cevap "Hangi direge?"


TERAVIH NAMAZI
Teravih namazina gidilir. Kadinlar caminin 2. katinda kilmaktadirlar. Tam kaptirmisken atmosfere, bir ara secdeye gidildiginde sessizligi 2. kattan bir cocuk sesi bozar. "Anneeee, asagida kocaman kocaman bir suru g.t var!" Sessizlik, kafalar cumleyi cozumleyinceye kadardir. En sonunda imam dahil herkes kopar. Ne namaz kalir, ne abdest...


COCUKTAN AL HABERI
Asker arkadasimin evine aksam cay icmeye gittik. Arkadasin babasi oturdugumuz odanin bir kosesinde namaz kilarken, rukuya egildiginde arkadasin yegeni dedesinin arkasina gecip bas parmagini araya sokup "Duut!" derken mi, yoksa dedesinin basini yana cevirip "Namaz bitsin ben senin bacagina s.cacagim!" derken mi, yoksa namazdan sonra dedesinin elinden kurtulmaya calisan cocuk "Ama babam da anneme yapiyordu dede ya!" derken mi, dudagimi isirmaktan kanattim bilmiyorum.

Ileti icin Sn. Ali TOPAL’a tesekkur ederim.